27

Haziran
2011

Mecliste Edilen Yeminin Hükmü

Yazar: Burak Taha  |  Kategori: Makaleler  |  Yorum: Yok   |  480 kez okunmuş.
1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (1 Kişi, Puan: 4,00 üzerinden 5)
Loading ... Loading ...

1-MECLİSTE EDİLEN YEMİNİN HÜKMÜ


KÜFÜR Milletvekili yemini:
“Devletin varlığı ve bağımsızlığını, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü, milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğini koruyacağıma; hukukun üstünlüğüne, demokratik ve lâik Cumhuriyete ve Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı kalacağıma; toplumun huzur ve refahı, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde herkesin insan haklarından ve temel hürriyetlerden yararlanması ülküsünden ve Anayasaya sadakattan ayrılmayacağıma; büyük Türk Milleti önünde namusum ve şerefim üzerine andiçerim.”

Rahman ve Rahim Allah adıyla
Kalbi imanla dolu olarak mutmain iken,-dini inkâr etmeye zorlanıp da yalnız dilleriyle inkâr sözünü söyleyenler hariç-, kim imanından sonra Allah’ı (ve tevhidi,yani O’nun ibadette,itaatte,duada,korkuda,sığınmada tek İlah ve Rab olduğunu,kulları üzerinde tek hakim,kanun ve hüküm koyucu,yaşam nizamı belirleyici ve tek otorite olduğunu) inkâr  ederek gönlünü küfre açarsa,onlara Allah tarafından bir gazap, hem de müthiş bir azap vardır.NAHL/106  Mekke müşrikleri, Yâsir ile hanımı Sümeyye’yi İslâm’dan dönmeleri için zorlamış, işkence altında ikisini de öldürmüştür. Yâsir’in oğlu Ammâr’ı da bir kuyuya atarak işkence yapmışlar, Ammâr işkenceye dayanamayarak, kalbi imanla dolu olduğu halde, diliyle İslâm’dan döndüğünü söylemiş ve canını kurtarmıştır. Haber Hz. Peygamber’e ulaşınca, kendisiyle görüşmüş ve yine işkenceye mâruz kalırsa aynı sözleri söylemesine ruhsat vermiştir. Yukarıdaki ayet-i kerime bu olay üzerine inmiştir.
Allah(cc) in hükümlerinden başka bir hükmü,başka bir kul yapısı sistemi (laiklik,demokrasi..) KALBEN kabul edenler kafirdirler.Çünkü LA İLAHE İLLALLAH derken (LA) yani hayır, reddediyorum demek zorunda oldukları şey işte bunlardır.Kişi bunları reddetmeden sabahlara kadar LA İLAHE İLLALLAH dese hiçbir önemi yoktur.
Bugün meclise giren milletvekilleri kemalist küfür düzenini koruyacaklarına,laikliğe bağlı kalacaklarına (yani bu toprakarda Allah’ı sosyal,hukuki,ekonomik,kültürel,askeri hayata karıştırmayacaklarına) ve bunlara hizmet edeceklerine,Allah’ın koymuş olduğu yasalara zıt olan ve O’nun koymuş olduğu yasaların yerine geçmesi için yapılmış kanunlara sadık kalacaklarına yemin etmektedirler.
Bu sistem ve ideolojileri kalben değil sadece dille kabul ettiğini söylemenin İmam- ı azam’a(Ebu Hanefi,hanefi mezhebinin imamı) göre 3 şartı vardır.
a-Kişi devlet görevlileri tarafından yakalanacak.Ölümle tehdit edilecek.
b-Aza ve organlarından birinin kesilmesi ile tehdit edilecek.
c-Yakınlarından birinin öldürülmesi veya azalarının kesilmesi ile tehdit edilecek.
İmam-ı azam şunu ekler.Bu o an için geçerlidir. Tehlike geçince hemen o tehlikenin olduğu ortam terk edilmelidir.Tevbe edilmelidir.(El ihtiyar) İmam şafi ye göre İmam-ı Azam doğru söylemiştir.Yalnız ölümü getirebilecek hapis de bu şartlara eklenir.Yine yalnız İmam-ı şafiye göre sadece tehdit yeterli değildir.Biraz da eziyet edilmiş olunmalıdır. Çünkü Ammar(ra) a eziyet edilmişti.Kaburgaları kırılmış ve kuyuya atılmıştı.Bundan sonra ona bu ruhsat verildi.Hatta bu ruhsata rağmen Kur’an’da Rabbimiz bize, firavunun büyücülerinin, Hz.Musa’nın Allah’ın izniyle yapmış olduğu mucizeden sonra iman etmelerini ve buna kızan firavunun, büyücülerinin kol ve bacaklarını çaprazlama kestireceğini bildirmesine rağmen büyücülerin 2 dakikalık imanlarıyla takiye yapmayarak ölümü tercih etmelerini över.
Dolayısıyla Kişi hiç bir surette elfaz-ı küfür(kişiyi dinden çıkaran sözler) olan bir lafzı söyleyemez ve kullanamaz. Yalnız işkence ve ölüm tehdidi gibi durumlar hariç. Şayet kullanırsa cümle fukahanın ittifakıyla Kafir olur.
ŞİMDİ BU MİLLETVEKİLLERİ İÇİN BU ŞARTLAR OLUŞMUŞ MUDUR?
HAYIR ..BİLAKİS MİLLETVEKİLİ OLMAK İÇİN PARTİLERİNE KENDİLERİ GİDİP, MİLYARLARCA LİRA PARALAR ÖDEMEKTEDİRLER.KELİME-İ ŞEHADETİN TAM KARŞIT ANLAMINDAKİ BU KİŞİYİ KAFİR YAPAN SÖZLERİ SÖYLEYEN YADA METİNLERİ İMZALAYANLARIN TEK NEDENLERİ İSE DÜNYALIK MAKAMLAR,DÜNYALIK İTİBAR,DÜNYAYA AİT MEKANLAR,BİRAZ DAHA FAZLA DÜNYALIK MAL VE DAHA İYİ HAYAT ŞARTLARIDIR..VE ALLAH’IN DİNİNİ BU BASİT DÜNYALIKLAR İÇİN AZ BİR DEĞERE SATMAKTADIR.HER ŞEYİ BİLEN  RABBİMİZ DE YUKARIDAKİ AYETTEN BİR SONRAKİ AYETTE  İKRAH YANİ ZORLAMA,İŞKENCE,ÖLÜM TEHDİDİ OLMADAN KÜFRE MEYLEDEN,KÜFR DÜZENLERİNE VE ONLARA AİT KURULUŞLARA BAĞLILIK YEMİNİ EDEN BU KİMSELERİN KAFİR OLMA SEBEPLERİNİ DE AÇIKLAMAKTADIR;

Çünkü onlar dünya hayatını ahirete tercih etmişlerdir ve çünkü Allah, kâfirleri doğru yola iletmez.NAHL-107

2-ALLAH’TAN BAŞKASI İÇİN YEMİN ETMEK ; HÜKMÜ NEDİR ?

Yemin bir şeyin yüceliğine dayanılarak, söylenen sözü ve yapılan ameli doğrulamak için söylenen bir terimdir.Allah’tan daha yüce bir varlık olmadığı için O’ndan başkası için (annemin babamın üstüne..,Kur’an çarpsın..,ekmek çarpsın.. gibi) yemin edilmez.Yaratılan bir şeyin adına yemîn etmek, ona tazim göstermektir. Bu sebeple Allah’tan başkası adına yemîn etmek câiz değildir. Nitekim Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-, Allah’tan başkası adına yemîn etmeyi şirk saymıştır.Çünkü sözle de olsa, Allah’tan başkası adına yemîn etmek, tazimde Allah’tan başkasını, Allah’a denk tutmaktır.Dolayısıyla bundan sakınmak ve bunu söyleyeni ikâz etmek gerekir.

Şimdi bu milletvekillerinin üzerlerine yemin içtikleri (Allah’ın dışındaki) kendi kutsallarının bulunduğu metni aşağıdaki hadisler çerçevesinde bir daha okuyup İslam dinindeki durumlarının açıklığını görebilirsiniz.

“Allah’tan başkasına yemin eden, şüphesiz apaçık bir şirk koşmuştur.
(Tirmizi ,nüzûr 9 ,Dârimî, nüzûr 6 ; Nesâî, Eymân 4; İbn Mâce, Keffârât 2)

“Kim yemin edecekse Allah’a yemin etsin, yahutta sussun”
(Buhârî, Şehâdât 26, Eymân 4; Müslim, Eymân 3)

3248… Ebû Hureyre (r.a)’den Rasûlullah (s.a)’ın şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir:

“Babalarınızın, annelerinizin ve putların adlan ile yemin etmeyiniz. Sadece, Allah’ın adı ile yemin ediniz. (Allah’ın adı ile de) ancak (sözünüzde) doğru olduğunuzda yemin ediniz.”
(Sünen-i Ebu Davud Terceme ve Şerhi, Şamil Yayınevi: 12/186.)

3249…. Ömer b. el-Hattâb (r.a)’dan rivayet edildiğine göre; O, bir kafile içerisinde babası adına yemin ediyor iken Rasûlullah (s.a) kendisine yetişmiş ve:
“Şüphesiz Allah sizi babalarınız (adı) ile yemin etmekten nehyediyor. Yemin edecek olan, Allah’a yemin etsin veya sussun.” buyurmuştur  Buharı, eymân 4, tevhid 13, edeb 74; Müslim, eymân 1, 2, 3; Nesâî, eymân 4, 5, 6, 10; İbn Mâce, keffarât 2 (benzeri); Tirmizî, nüzûr 8, 9. Sünen-i Ebu Davud Terceme ve Şerhi, Şamil Yayınevi: 12/189

3251… Saîd b. Ebî Ubeyde’den şöyle dediği rivayet edilmiştir: İbn Ömer (r.anhuma); “Kabe’ye yemin ederim-ki hayır” diye yemin eden bir adamı duyup ona:
“Ben Rasûlullah (s.a)’ın; Allah’tan başkasına yemin eden (O’na) ortak koşmuştur, buyurduğunu işittim.” dedi.
Tirmizî, nüzûr 9.
Sünen-i Ebu Davud Terceme ve Şerhi, Şamil Yayınevi: 12/191




Nebilerin Yolu
Facebook Twitter RSS Beslemesi

© Tüm Hakları Saklı değildir. - Nebeviyol
Yazılar istenilen heryerde kullanılabilir.